Sigorta Ve Tahkim Hukuku
Sigorta Hukuku Nedir?
Sigorta; kişinin belirli bir prim ödemesi karşılığında, ileride meydana gelmesi muhtemel kaza, hastalık, mal kaybı veya gelir yoksunluğu gibi risklerin doğuracağı zararların teminat altına alınmasını sağlayan hukuki ve ekonomik bir sistemdir. Bu sistem kapsamında sigortalı ile sigorta şirketi arasında kurulan sözleşmesel ilişkiyi, tarafların hak ve yükümlülüklerini ve sigorta faaliyetlerinin yürütülmesine ilişkin esasları düzenleyen hukuk dalı ise Sigorta Hukuku olarak adlandırılmaktadır.
Sigorta Hukuku Davası Nedir?
Sigorta hukuku davaları; sigorta hizmetinden yararlanan sigortalı ile sigorta şirketi arasında, sigorta sözleşmesinden doğan hak ve yükümlülüklerin yerine getirilmemesi nedeniyle ortaya çıkan uyuşmazlıkları konu alır. Uygulamada en sık karşılaşılan ihtilaflar, sigorta şirketlerinin zararın meydana gelmesinde sigortalının kusurlu olduğunu ileri sürerek poliçede öngörülen teminat bedelini ödememesi ya da zarara kıyasla eksik ödeme yapması durumlarından kaynaklanmaktadır.
Trafik Kazası Kusur Oranı Nedir?
Trafik kazaları; ölümlü, yaralanmalı ve maddi hasarla sonuçlanan kazalar olmak üzere üç ana grupta değerlendirilmektedir. Bu kazalar yalnızca motorlu araç sürücülerinin hatalarından kaynaklanabileceği gibi, bazı durumlarda yayaların trafik kurallarına aykırı davranışları sonucu da meydana gelebilmektedir. Sürücülerin kırmızı ışık ihlali yapması, hız sınırlarını aşması veya alkollü araç kullanması kazalara yol açan başlıca etkenler arasında yer alırken; yayaların kontrolsüz şekilde yola çıkması, yaya geçitlerini kullanmaması ya da trafik ışıklarını dikkate almaması da kazaya sebebiyet verebilmektedir.
Trafik kazası kusur oranı ise, kazanın meydana gelmesinde tarafların hangi ölçüde sorumlu olduğunu belirleyen hukuki bir değerlendirmedir. Kusur oranının tespitinde; kazaya karışan tarafların anlaşarak düzenlediği kaza tespit tutanakları, olay yerinden farklı açılardan çekilmiş fotoğraflar ve varsa tanık beyanları dikkate alınır. Tarafların uzlaşma sağlayamaması hâlinde ise olay yerine gelen polis veya jandarma tarafından resmi tutanak düzenlenir. Bu tutanakta yer alan kusur maddeleri, tarafların kazadaki sorumluluk oranlarının belirlenmesinde esas alınmaktadır.
Trafik Kazasında Hasarı Kim Karşılar?
Trafik kazalarında hasarı kim karşılar sorunu en çok akla gelen sorulardandır. Bunun cevabı kazanın nasıl olduğu incelenmesi sonucunda verilebilir. Sigorta şirketleri maddi hasarlı kazalarda karşı aracın kazadaki kusuruna oranla hasar tazminatı ödemesi yapmaktadır. Yapılan ödemenin yetersiz olması yada yan sanayi ürünler kullanılarak aracın orijinalliğinin bozulması durumunda uzman bir trafik avukatı yardımıyla hasar tazminatı ödemesi karşı sigorta şirketinden kusur oranınca tazmin edilir.
Trafik Kazalarına Bağlı Tazminat Talepleri Nelerdir?
Trafik kazaları nedeniyle; malvarlığında, kazazedenin kendisinde veya yakınları nezdinde maddi ve manevi zararlar oluşabilmektedir. Bu anlamda trafik kazası tazminatı; hem bedensel hem de malvarlığı zararlarını ifade etmektedir. Bu zararlar, ilgililerden (araç sürücüsü, sahibi, işleteni ve sigorta şirketinden, güvence hesabından) istenebilmektedir.
Trafik kazası tazminatı, haksız fiil hukuki sorumluluğundan kaynaklanmaktadır. Buna bağlı olarak, zamanaşımı, mahkemenin yetkisi, tazminatın miktarı gibi hususlarda sonuçlar doğmaktadır.
Trafik kazalarına bağlı tazminat taleplerini 2 başlık altında toplamak mümkündür.
Araçtaki Zarardan Kaynaklı Maddi Tazminat Talepleri
Kişinin Yaralanması ve Ölümüme Bağlı Maddi /Manevi Tazminat Talepleri
Araç Değer Kaybı Zararı Nedir?
Değer kaybı; bir trafik kazası sonucunda hasar gören aracın, gerekli onarımlar yapılmış olsa dahi, ikinci el piyasasındaki değerinde meydana gelen düşüşü ifade eder. Başka bir anlatımla değer kaybı, aracın kazadan önceki hasarsız ikinci el satış bedeli ile kaza sonrası onarılmış hâlinin piyasa değeri arasındaki farktan kaynaklanır. Zira bir araç, tamir edilse dahi geçmişte kaza geçirmiş olması nedeniyle alıcılar nezdinde değer kaybına uğramaktadır.
Değer kaybı tazminatının tutarı; meydana gelen hasarın kapsamı ve niteliği, aracın üretim yılı, marka ve modeli, kullanım durumu ile kilometresi gibi birçok kritere göre farklılık göstermektedir. Bu nedenle, karşı tarafın zorunlu mali sorumluluk sigortasından talep edilecek değer kaybı bedelinin doğru şekilde hesaplanması büyük önem taşır. Sürecin mevzuata ve güncel uygulamalara uygun yürütülmesi ve hak kaybı yaşanmaması açısından, alanında deneyimli bir trafik kazası avukatından hukuki destek alınması çoğu zaman sigortalı lehine sonuçlar doğurmaktadır.
Trafik Kazası Nedeniyle Tazminat Davası Kimlerle Açılabilir?
Trafik kazası nedeniyle açılabilecek maddi ve manevi tazminat davası kaza sorumlularına karşı açılmaktadır. Ancak kazaya bizzat sebep olan kişiler dışında da tazminat sorumluları vardır.
Trafik kazasında sorumlu olan araç sürücüsüne ve aracın işletenine de tazminat davası açılabilmektedir. 2913 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 3. Maddesinde ”İşleten; Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya tehni gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır.” olarak belirtildiğinden trafik kazası sebebiyle tazminat sorumluluğu vardır.
Trafik kazasına karışan aracın Trafik Sigorta Şirketi (Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası) veya kasko poliçe kapsamında İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortası Kasko Şirketi sigortalısının kusurlu olduğu her türlü trafik kazasında üçüncü şahıslara veya malvarlıklarına verilen zararları kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür.
Trafik Kazası Sebebiyle Tazminat Davasını Kimler Açar?
Bir trafik kazası sonucunda yaralanma söz konusu değil ve olay yalnızca maddi hasarla sınırlı kalmışsa; araçta meydana gelen hasarın onarımı, onarım sonrasında oluşan araç değer kaybı ile aracın tamirde kaldığı süre boyunca kullanılamamasından kaynaklanan maddi veya ticari kayıplar için tazminat davası açılması mümkündür. Bu tür davalar, aracın ruhsat sahibi tarafından ya da kazalı aracı tüm tazminat alacaklarıyla birlikte devralan kişi tarafından açılabilmektedir.
Trafik kazasında yaralanma meydana gelmesi hâlinde ise, yaralanan kişi doğrudan başvuruda bulunarak maddi ve manevi tazminat davası açma hakkına sahiptir. Yaralanan kişi; tedavi sürecinde çalışamadığı dönemler için kazanç kaybı, tedavi giderleri ve diğer ekonomik zararlar bakımından maddi tazminat talep edebilir. Ayrıca kazanın yol açtığı acı, elem, psikolojik yıpranma ve üzüntü nedeniyle manevi tazminat isteminde de bulunulabilir.
Yaralanmalı trafik kazası sonrasında kalıcı bedensel zarar oluşmuşsa, tazminat hakkı yalnızca yaralanan kişiyle sınırlı değildir. Yaralı kişinin kendisi maddi ve manevi tazminat talep edebileceği gibi; anne, baba, eş ve çocuklar gibi yakınları da yaşanan olay nedeniyle manevi tazminat davası açabilmektedir.
Ölümle sonuçlanan trafik kazalarında ise, hayatını kaybeden kişinin sağlığında maddi destek sağladığı kimseler tarafından tazminat talep edilebilir. Vefat eden kişi evliyse, eşi ve çocuklarının; evli değilse anne ve babasının destekten yoksun kaldığı kabul edilir ve bu kişiler ayrıca destek ilişkisini ispatlamak zorunda değildir. Bununla birlikte destekten yoksun kalan kişiler yalnızca aile bireyleriyle sınırlı olmayıp; nişanlı, birlikte yaşadığı kişi, akrabalar, arkadaşlar veya komşular da olabilir. Bu durumda, söz konusu kişilerin vefat edenin desteğinden fiilen yararlandıklarını somut delillerle ispatlamaları gerekmektedir
